Atatürk diyor ki :

“Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.”

Write comment (0 Comments)

Türkiye'den Olaylar

1932 - Muhsin Ertuğrul'un yeni filmi; Bir millet uyanıyor

 Dârülbedayi oyuncuları, Atıf Kaptan, Ferdi Tayfur, Mahmut Morali, Hadi Ün, Hazım Körmükçü, Sait Köknar, Ercüment Behzat Lav'ın rol aldığı "Bir Millet Uyanıyor"u Muhsin Ertuğrul'un çektiği önemli bir film olarak görülüyor. Sinema dünyası bu filmi bu yıl Türk sinemasında önemli aşama olarak değerlendiriyor.

Write comment (0 Comments) Devamını oku...

Dünya'dan Olaylar

29 Ekim 1945 - Stalin: “Atom bombası yapın” emrini verdi

 Stalin, Rusya’da atom bombası yapılması için çalışmaların başlamasını emretti. ABD’nin Hiroşima'ya atom bombası atmasından bir gün sonra Kremlin’e önde gelen beş bilimadamını çağıran Stalin, fiyatı ne olursa olsun atom teknolojisi konusunda ABD'yi en kısa zamanda yakalamalarını istedi.

Write comment (0 Comments) Devamını oku...

Konular

Sovyet Devriminin İdeolojik etkileri

Birinci Dünya Savaşı boyunca kurulan ittifakları altüst eden Ekim Devrimi, Rusya'da Bolşevik partinin zaferini ilan ederken, Batı'da da, işçi hareketi içinde Marksizm'in tanımladığı yeni dünya dü­zenine bir geçiş olarak karşılandı. Sosya­lizmin ilk vatanı olan Sovyet Rusya, dev­rimi Avrupa'nın diğer ülkelerine de yay­mayı ilke edindi.

Write comment (0 Comments) Devamını oku...

İsmet İnönüTürkiye Cumhuriyetinin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanı, asker, devlet adamı… 24 Eylül 1884′ te İzmir’de doğdu. Babası Malatya’ya yerleşmiş, Bitlisli Kürümoğulları ailesinden Reşit bey, annesi Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinden Cevriye Hanım.Sivas Askeri Rüştiyesini (ilkokul) bitirdikten sonra (1895) Topçu Harbiyesine girdi.Harbiye (1903) ve Harp Akademisinden birincilikle mezun oldu (1906). Kurmay yüzbaşı olarak Edirne’deki II. Ordu’ya atandı. 1907’de İttihat ve Terakki Cemiyetinde kısa bir süre çalıştı. 31 Mart Olayını bastırmak için toplanan Harekat Ordusuna Yeşilköy’ de katıldı.Ahmet İzzet Paşa komutasında Yemen’e gönderilen Dördüncü Kolordu kurmay heyetinde yer aldı ve 1912’de binbaşılığa yükselerek Yemen kuvvetleri komutanlığı kurmay başkanı oldu. İlk diplomatik görevini burada üstlenip, İmam Yahya ile görüşerek barışı sağladı. Balkan Savaşı sırasında Çatalca’da bulundu.

Birinci Dünya Savaşında Başkomutanlık karargahında Harekat Şubesi Müdürlüğü yaptı ve yarbay oldu (1914). Ertesi yıl albaylığa yükselerek Trakya’daki II. Ordu kurmay başkanlığına atandı. Sonra, Doğu ve Suriye cephelerinde Dördüncü, Yirminci ve Üçüncü Kolordu Komutanlıklarında bulundu. Bu dönemde II.Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa ile birlikte çalıştı , aralarında derin bir dostluk doğdu ve ondan yüksek ve anlamlı bir sicil aldı (1917).İstanbul’da 1916’da Mevhibe Hanım’la evlendi ve hemen cepheye döndü. Mondros Mütarekesi günlerinde başkente geri gelerek Harbiye Nezareti Müsteşarı oldu (1918). Askeri Şura’da görev aldı. Bu yıllarda Mustafa Kemal Paşa ile görüşmelerini sürdürdü.

Miralay (albay) İsmet Bey Ocak 1920’de Ankara’ya kısa bir süre için gidip, döndü. 19 Mart 1920’de Mustafa Kemal’in çağrısı üzerine gizlice tekrar Ankara’ya geçip, Milli Mücadelede önemli görevler üstlendi. Edirne Milletvekili seçilerek çalışmalara katıldı ve Genel Kurmay Başkanı olarak düzenli bir ordu kurmayı başardı. İstanbul Hükümeti tarafından idama mahkum edildi (Haziran 1920). Batı Cephesi komutanlığına atanarak (4 Mayıs 1921) Birinci ve İkinci İnönü Savaşlarını kazandı. Generalliğe yükseldi ve İsmet Paşa olarak anılmaya başlandı. Sakarya ve Başkumandanlık Meydan Savaşlarında etkili oldu. (1922).

Zaferin ardından Mudanya’da ateşkes görüşmelerini yürüttü (3 Ekim 1922). Dışişleri Bakanı ve Lozan baş delegesi oldu. Lozan Barış Antlaşmasını imzaladı (24 Temmuz 1923) . İlk cumhuriyet hükümetini kurdu (3o Ekim 1923). 8 Kasım 1924’te başbakanlıktan ayrıldı ve daha sonra Şeyh Sait isyanı nedeniyle yeniden aynı göreve getirildi (3 Mart 1925). Soyadı kanunu çıkınca Atatürk kendisine İnönü soyadını verdi.15 Yıl başbakanlıkta bulunduktan sonra hükümetten ayrıldı (Eylül 1937).

Atatürk’ün ölümünden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin oybirliği ile Cumhurbaşkanı seçildi (11 Kasım 1938). İkinci Dünya Savaşına Türkiye’yi sokmamak için devletlerarası politika alanında çok yönlü çalıştı ve bunu başardı. Çok partili demokratik hayata geçişi sağladı ve dürüst bir seçim yasası yaptırarak iktidarı devretti (14 Mayıs 1950).

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve muhalefet lideri olarak on yıl boyunca büyük bir demokrasi savaşı verdi (1950-1960). 27 Mayıs ihtilali ve seçimler sonucunda gerçekleşen üç koalisyonda başbakanlık yaptı ve bu görevini 6 Şubat 1965’e kadar sürdürdü. C.H.P ‘de “ortanın solu” hareketini başlattı. Parti içi mücadeleler sonucunda C.H.P’den istifa ederek senatör kimliğiyle TBMM’ne devam etti (8 Mayıs 1972). 25 Aralık 1973’de Ankara’da öldü ve hükümet kararıyla Anıtkabire defnedildi. Örnek bir evlilik sürdürdüğü Mevhibe Hanımla birisi Kurtuluş Savaşı sırasında ölen dört çocukları oldu, İzzet (1919-1921), Ömer (1924), Erdal (1926), Özden (1930).

Comments powered by CComment

GTranslate

trarzh-TWnlenfrdeelitptrues

Login Form

En Son Yorumlar

Ziyaretçi Sayısı

3987798
BugünBugün1276
DünDün1265
Bu HaftaBu Hafta1276
Bu AyBu Ay34835
Tüm ZamanlarTüm Zamanlar3987798

Makale Sayısı

Kullanıcılar
1
Makaleler
736
Makale Görünüm Sayısı
3115766

13 Mart 1946 - Celâl Bayar: “DP asla bir muvazaa (Danışıklı) partisi değildir”

 DP’nin bir muvazaa partisi olduğuna dair söylentilerin yayılması üzerine, Celâl Bayar şu açıklamayı yaptı:

Write comment (0 Comments) Devamını oku...

27 Şubat 1946 - Fransa, İspanya sınırını kapattı

 Fransa hükümeti, İspanya iç savaşında galip gelen Franco hükümetini tanıyıp tanımamakta tereddüt geçirdiği için, bu ülke ile olan sınırını kapamıştır. Franco’nun galip gelmesine Almanya ve İtalya'nın yardımları sebep olmuştu. Oysa bu İki devlet müttefiklerin, dolayısıyla Fransızlar’ın düşmanıydı.

Write comment (0 Comments) Devamını oku...

13 Nisan 1946 - Türkiye ABD'den 500 milyon dolar daha kredi istedi

 Türkiye ABD’den 500 milyon dolar kredi istedi. Amerika Birleşik Devletleri’nin, bu paranın nasıl kullanılacağını ve Türkiye'nin ihtiyaçlarını tespit etmek üzere bir heyet göndermeye karar vermesi, kredinin verileceğini belli ediyordu.

Write comment (0 Comments) Devamını oku...