Atatürk diyor ki :

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

 
English Dutch French German Italian Russian Spanish Turkish

Duyuru

Sitemizde 1900-1942 yılları arasında 3232 olay ve 491 ayrıntılı madde mevcuttur.

Sitemizin tümünden faydalanmak için lütfen kayıt olunuz.

Sitemiz günlük olarak güncellenmekte ve yeni maddeler eklenmektedir.

E-Posta: bilgi@almanaktr.com

Giriş Formu

İstatistik

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün151
mod_vvisit_counterDün425
mod_vvisit_counterBu Hafta576
mod_vvisit_counterBu Ay9125
mod_vvisit_counterToplam767109
Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Birinci Dünya Savaşında silahlar ve ordular

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

 

Dünya Çarpışacak birliklerin silahlandırılması konusunda oldu­ğu gibi, 1914 yılının orduları, ör­gütlenme bakımından da çarpıcı ben­zerlikler gösteriyordu. Her tarafta, asıl gücü piyadelerden oluşan millî ordular kurma eğilimi vardı. 1916'da İngilte­re'de askerlik yoklaması kaldırıldı. Bu açıdan bakıldığında insan kaynağı önem­li bir unsurdu. Zorunlu askerlik hizmeti "bu hizmetin süresi, savaş öncesi geri­limlere göre kademeli olarak uzatılmak­taydı" ilkesiyle düzenlenmiş olan milli ordular, yedekleri oluşturan taze kuv­vetlerin genel bir çağrıyla askere alın­ması sayesinde güçlendirilebilen, sürek­li ve sağlam bir örgütlenmeye sahipti. Ama uygulama Paris'ten Berlin'e farklı­lık gösteriyordu. Fransa'da yedek kuv­vetlerin kullanılması çok geçmeden bunların ne derece etkili oldukları konu­sunda soruları gündeme getirdi. Buna karşılık Alman kurmayları gerekli şekil­de eğitilmiş yedek birliklerini en baş­tan savaş düzenine sokmuştu. İngiliz ordusunun kendine özgü bir yapısı var­dı. Kraliyet Donanması, İngiltere'nin asıl gücüydü. Piyade sınıfı eğitim gör­müş, sayıca az gönüllüden oluşuyordu. Savaşa gönderilen ve Kaiser'in "aşağı­lık küçük ordu" olarak adlandırdığı bir­likte en fazla 300 000 kişi vardı. Çatış­malar patlak verdiği sırada küçük Belçi­ka ordusu yeniden örgütlenme aşamasındaydı. Buna ek olarak Krupp fabrika­larına sipariş edilen teçhizatın büyük bir kısmı gereğince çalışmıyordu.

Sahip olduğu insan kaynakları, Rus­ya'nın kontenjanının sadece üçte birini (450 000 kişi) harekete geçirmesine ola­nak verdi. Ayrıca Rusya, Japonya karşı­sında aldığı yenilgiden (1905) sonra or­dusunu yeniden örgütlemeye girişmiş­ti. Son olarak Avusturya-Macaristan kuvvetleri, iki başlı monarşinin yapısı­nı yansıtacak biçimde oluşturulmuştu. 100 askerden ortalama 44'ü Slav, 25'i Alman, 23'ü Macar, 7'si Rumen, 1'i de İtalyandı. Fakat rütbeli subayların dört­te üçü Almandı. Taze kuvvetlerin sefer­berliğe çağrılmasına yol açan savaşa ekonominin desteği ve katkısı da gittik­çe büyüyor, ordular sanayi sektörüne daha bağımlı hale geliyordu.

Yorumlar

Lütfen YORUM Yazmak İçin Giriş Yapın. Üye değilseniz ücretsiz üye olabilirsiniz.
Son Güncelleme: Cuma, 08 Şubat 2013 15:59